Uzak
Siz gözlerinizle anlattınız bilmem gereken her şeyi, Her ne kadar sözlere ihtiyaç duysanız da arada sırada Akamayan, toplanmış yaşlarınızda yaşadım ben sizi; Havada ayrılığın kokusu -siz de aldınız- gün yakın Dakikalar sizden çalınırken dudaklarınız titriyor Sadece onun dudaklarının özleminden değil Veya teninin son kez tadabilmenın arzusundan Saçlarını bir de oradan hissedip, gözlerinizi kapatıp Canlılığı yakalayabilmek için farklı bir açıdan Haykırmak istiyorsunuz içinizde birikmiş bedduaları Zamana, olayların gelişmesi ve akışına karşı Mümkün olsa tutup, saçını başını yolacaksınız Ama dudaklarınız sabretmeyi seçiyor duygu seline kapılmadan Gözkapaklarında dalgalanıveriyor hayaller Anılar kabarıp tasşıyor bir damla olarak Yorgun düşmüş aralıktan sızarken renk veriyor iki yana Artık çok geç Değiştirilemeyen tüm geleceklerin kesişiminde Sizi izliyorum köşemden sessizce Kahvemin acısı bile hafif mayhoş Yuvarlanarak büyüyen geleceğin acısını Fırtına öncesi sessizlikten gözyaşı yağmuruna ...
