Döngüsel Uyanım
Son kırılmadan beri hayli bir zaman geçmişti.. Kulaklarda yankılanan son haykırışlar, o son parçanın düşüşünü anlatıyordu kare kare..
Sonrasında bitmek bilmeyen bir sessizlik...
Gözlerimizi alabildiğine açtık karanlığa, bizi görüp de kurtaracak ışığı görebilmek için, kendimizi zifiri karanlıkta bulduk. Hareket ettik, el çırptık.. Ne bır damla ses vardı, ne de hareketlerizimin yankısı dalga dalga.. Pes ettik, çömdük, gözleri kapamaya karar verdik bir süre...
Uykudaydık.. kırılmadık çünkü yoktuk.. Hayallerimizde tek bir pürüz yoktu, durmadan ilerliyorduk. Uyumaya devam ettik aylarca, kimi kış uykusu sanardı ilk bakışta, ama sadece yaşanacak bir şey yoktu onca olan bitenin arasındaş dış dünya koşuştururken, biz bu karanlığın hareketsizliğine hapsolmuştuk! Kulağımız hep dışardaydı, herhangi bir ses duymaya hazır, öylece uyuyorduk her şeyden habersiz..
...
Sonra birden kendi horlamamıza uyandık. Haykırmıştık aslında, özgürlüğü çağırmıştık, mutluluğu geri istemiştik! Haykırıyorduk, durmadan.. Gözlerimiz sonuna kadar açıldı acıyla, kapatmak isteyemedik bile.. Sonra o haykırışlarla etrafımızı kaplayan o karanlık parçalandı yoğun bir aydınlığa, gözlerimiz yine kapanmayı reddettiö kör olduk.. Canımız daha da yandı, sanki o noktaya takılmıştık, her şey kontrolümüz dışıydı.. Kim olduğumuzu unuttuk: biz bir miydik? Ben neden böyleydim o zaman? Biri beni yönetiyor muydu? Kimdi? Ben mi yapmıştım bu seçimi, satmıştım kendimi bir yabancıya, yoksa satılmış mıydım?..
Cevapsızlık daha da yakıyordu içeriden.. Kavrulmuş gözlerden yaş gelemiyordu, yıpranmış boğaz daha fazla ses çıkaramıyordu.. İniltiler morartmıştı, damarlar dışarı çıkmıştı sanki..
Sonra birden eflatunlar gibi açtık..
Kırıldık..
Comments